Yüreğinin Götürdüğü Yere Git…

Küçükken bir öğretmenimin tavsiyesi üzerine okumuştum bu kitabı. Okumaya olan merakımı artıran, okumaktan zevk almamı sağlayan önemli kitaplardan biri oldu benim için. İçinden bazı pagrafları yıllarca unutamadım, yaşamın değişik anlarında, değişik zamanlarda aklıma geldi. Bazen öyle oldu ki, satır satır hatırlıyordum. Okuduğum yüzlerce kitap arasında, üstünden yıllar geçmesine rağmen bu kadar net hatırladığım eşsiz bir kitaptır bana göre…

Geçenlerde son paragrafı yine aklıma geldi, kitabı tekrardan elime almak için sabırsızlanma başladı içimde, kalktım Aydın’a geldim. Şu anda kitap elimde, garip bir şekilde mutlu oldum. 🙂

yurek

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git… yazısına devam et

Birkaç Dörtlük Daha…

Ömer Hayyam, yıllar öncesinde yaşamasına rağmen hala bize anlattıkları çok anlamlı.. Geçen günlerde bi abimle muhabbet ederken O’na da gösterdim bikaç dörtlük, ilk yorumu “asırlar dahi geçse insan oğlunun temel dertleri değişmiyor” oldu. 🙂 Okumaya devam ederken hoşuma giden birkaç dörtlüğü daha paylaşayım dedim. Umarım sizin de hoşunuza gitmiştir.

camiye gittim ama allah bilir niye
ne namaz kılmaya ne dua etmeye
eskiden bir kilim aşırmıştım camiden
o eskidi, gittim yenisini yürütmeye

cami

sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
iki başımız var, bir tek bedenimiz.
ne kadar dönersem döneyim çevrende:
er geç baş başa verecek değil miyiz?

sevgili

kim demis haram nedir bilmez hayyam
ben harami helali karistirmam
seninle içilen sarap helaldir
sensiz içtigim su bile haram.

Artık meraklısı olanları yeterince özendirmişimdir diye umuyurorum. Bundan sonra okuyupta beğendiğim rubaileri kendime saklamayı düşünüyorum, bi bloga bu kadar rubai fazla. 🙂

Ömer Hayyam’dan bikaç dörtlük…

Bugünlerde bir Ömer Hayyam’dır sardı gidiyor… maNga’nın bunda etkisi büyük sanırım. Bu kadar zamandır böyle güzel dörtlükler yazmış bir adamı tanımamış olmaktan ötürü kendi kendime utandım. 🙂 Sizlerle de bikaç rubaisini paylaşayım istedim…

niceleri geldi, neler istediler;
sonunda dunyayi birakip gittiler;
sen hic gitmeyecek gibisin, degil mi?
o gidenler de hep senin gibiydiler.

giden-cocuk

ey kör! bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş!
bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
şu durmadan kurulup dağılan evrende
bir nefestir alacağın, o da boştur boş!

203

gerçi bu dünyanın bize vefası yok
amma ona darılmanın da manası yok
ganimet bil ömrünü boşa geçirme
çünkü ömrün namaz gibi kazası yok.

Fedora’da Program Kurmak

Geçen hafta sizlere Fedora 11’in kurulumunun nasıl gerçekleştirileceğini anlatmıştık. Bu haftada Fedora’nın paket yönetim aracı olan “YUM”dan bahsedeceğim. Yazdığımız yazılar önümüzdeki günlerde daha da sıklaşacak, güzel bir yol haritası çıkardık. Sizde anlatılmasını istediğiniz konular olursa, forumlarımızda isteklerinizi yapabilirsiniz.

Fedora, Redhat tabanlı bir işletim sistemi olduğu için, rpm paketlerini kullanıyor. Bu da bize çok geniş bir paket yelpazesi sunuyor.Paket Yönetim aracı olarak da karşımıza “yum(yellowdog updater modified)” çıkıyor. Yum, yeni paketlerin kurulumunun yanında eski paketlerin kaldırılması ve güncellenmesi gibi özellikler de sunuyor. Diğer ileri seviye paket yönetim sistemlerinden apt-get gibi akıllı özelliklere de sahip. Fedora’da Program Kurmak yazısına devam et

FedoraTR Yayında!

Epeydir açmak için çaba sarf ettiğimiz, açık kaynakta bizim de tuzumuz olsun diye kolları sıvadığımız projemiz, FedoraTR artık yayında. Bu fikri Burak’a açıkladığımda çok heyecanlanmıştı. İçimdeki heyecanı paylaşacak biri bulmak beni daha da heyecanlandırmıştı. Adresini çeşitli forumlarda duyurduğum şu dakikalarda hala heyecanım yatışmış değil… 🙂

Şu anda site içerik olarak ne kadar boşta dursa, sizinde katkılarınızla yavaş yavaş gelişip büyüyeceğini temenni ediyorum. Çok değerli bir hocamız olan, açık kaynak kodlu sistemleri çok seven, Sayın Turgut Kalfaoğlu adlı hocamızdan da destek sözü almış olmak ayrıca gurur verici.

Hepinize Özgür günler diliyorum..

Acer Teknik Servisleri Yenilendi!..

Dizüstü bilgisayarlarını çok beğendiğim, bütün çevreme de tavsiye ettiğim, Acer marka ürünlerin en büyük sorunu olan teknik servis derdi son buldu.

acer

Teknolojik ürünler hangi markayı alırsanız alın, biraz şans işi. Herhangi bir yerinde çok absürd bir hata çıkabiliyor ve bu hata yüzündan aylarca sürünebiliyorsunuz. Bugüne kadar kendime aldım diyebileceğim, üç tane laptop aldım. Ne hikmetse hep fiyat/performans olarak Acer’lar uygun geldi. Üç üründen de çok memnunum, ancak kendi kullandığım ürünün önündeki ses giriş çıkışını kırınca altı hafta kadar bilgisayarsız kalmak zorunda kalmıştım. O zamanlar teknik servis Infronic adlı bir firmaya bağlıydı. Firmanın adı da TPM teknolojiydi. Bu altı haftanın beşinde ürünümle hiç ilgilenilmediğine, teknik servisle yaptığımız konuşmalar sayesinde eminim. Altıncı haftada ben arayıp, bağırıp-çağırınca anakartı değiştirerek çözüm üretmişlerdi.

Sonrasında Dekare adlı bir firma aldı teknik servis sorumluluğunu ancak internetten okuduğum kadarıyla onlarda bir o kadar ilgisiz düzensiz bir firmaydılar. Sonunda Acer’da şikayetler üzerine, Asus gibi kendi teknik servisini açacağını duyurdu. Artık Acer kullanıcıları gönül rahatlığıyla ürünlerini teknik servise yollayabilirler. Bütün Acer kullanıcılarına geçmiş olsun, büyük bir dertten kurtulduk…