Çocukluğumun en sevdiğim dizisi desem fazla abartmış olmam diye düşünüyorum, bu dizinin başlangıç müziğinden tutundan basit ama heyecanlı aksiyon kurgusuna kadar her karesine bir hayranlığım var. Hala daha televizyonda tekrarlarını yakalarsam, daha önceden defalarca izlemiş olmama rağmen sıkılmadan izliyorum. Şimdi gelelim durduk yere nereden aklıma geldiğime. Facebook’tan sevdiğim bir abim…
Serinin 3. yazısına ulaştık. Çok sık işletim sistemi değiştiriyormuşum gibi bir his uyandırdı bu durum aslında, ancak yeni sistemleri denemenin tadının yanında insanın kendisine uygun olan sistemi bulması da zaman alabiliyor. Bu sefer ki dağıtımımla ne kadar zaman geçiririm bilmiyorum ama diğer dağıtımlardan daha çok sevdiğim kesin. Arch’ımı KDE ile…
Linux kullanmaya başladığımı live cd’ler döneminde sayarsak epey uzun zaman olmuş. Emre Sokullu’nun geliştirdiği Turkix’i takıp kurcaladığımı hatırlıyorum. Hatta o cd bana Windows XP’nin şifreli belgelerim klasöründe kalan dosyalarımı kurtarmamı sağlamıştı. İYTE’ye geldiğimde ilk tanıdığım insanlardan olan, ilk oda arkadaşım ‘Cihat’ sağolsun, benim linux bağımlısı olmamdaki önemli insanlardandır. Onun kullandığı…
Geçen yıl büyük merakla izlemeye başladığım bir dizi Dollhouse. Konu olarak toplama kampı gibi bir yerde tutulan kişilikleri silinmiş insanların, müşterilerin ihtiyaçları doğrultusunda yazılan kişiliklere sahip olmalarını içeriyor. Konusu çok ilginç değil belkide, son günlerde bu konuyu döndüren birçok film ve dizi mevcut. Ancak hikayenin işlenişi olarak oldukça ilgimi çektiği…
İnternette gezerken, diesel’in yeni reklamları dikkatimi çekti. Yeni reklamlarda aptalca ama şirin sahneleri fotoğraflayarak insanların dikkatlerini çekmeye çalışıyorlar.
Facebook’ta gezerken verdiği hatayı görünce yüzüme bir gülümse yerleşti. Bu kadar içten bir hata olmaz ki ama.