Lena’ya buradan sevgilerimi yolluyorum. Kendisi bence çok şirin, hatta en son kazandığı açıklandıktan sonra, spikerin sahne senin demesinin ardından, şimdi bir daha mı söylemek zorundayız diye verdiği tepki çok süperdi bence. [jwplayer config="Custom Player" mediaid="502"] maNga gereken desteği görseydi, en az Lena kadar başarılı olurdu diye düşünüyorum. Biz ülke olarak…
Üniversite ilk başladığımda daha önceden hiç bilardo oynamamıştım. Sancılı bir öğrenme sürecinden sonra kendi çapımda birşeyler yapacak kadar öğrendim. Ama şu aşağıdaki videoyu izledikten ciddi anlamda hiçbir şey öğrenmediğimi fark ettim. Bilardo oynuyorum diye dolaşanlar varsa, bir kere daha düşünsünler. [jwplayer config="Custom Player" mediaid="492"]
Dinlerken kendimden geçtiğim bir parça.. [jwplayer config="Custom Player" mediaid="488"] I try to make it through my life, in my way, there’s you I try to make it through these lies, and that’s all I do Just don’t deny it, Don’t try to fight this ,and deal with it and that’s…
Adamların gözlerinin neden çekik olduğu anlaşıldı, boyları küçük ama demek ki olay orada bitmiyor…
Apartmanımızda oturan bir ilkokul öğretmeni olan aile dostumuzun Leo Buscaglia’nın kitabını annemlere hediye etmesiyle başladı herşey… Bu sözler hayatıma yön verdi, benim ben olmamı sağladı. Yazar bu dediklerimi duysa neler hissederdi merak ediyorum, belki benim gibi etkilenen hayatının akışını değiştiren başka insanlarda olur diyerek buradan paylaşmak istedim. Kitabı alıp okumak…
Fazla söze gerek yok, çocuğa sevdiği kız olmaz, o benim abim demiş, geri kalan durum ortada zaten. [jwplayer config="Custom Player" mediaid="477"]
Geçen günlerde eskilerden bir şarkının melodileriyle, Kenan Doğulu’nun yeni şarkılarından birinin benzerliğine dikkat çekmiştim. Bu yazılara bir süre daha devam edeyim dedim ve bu sefer biraz abarttım. Haluk Levent’in ‘Aç Pencerini’ adlı şarkısında Bırak Güneş İçeri Girsin sözlerini yazarken Hair müzikalindeki Let The Sunshine In adlı şarkıdan esinlendiğini iddia etmeye…
Google’ın krallığındaki sitelerden Youtube’da dolaşırken, McDonalds’ın yıllar önce çektiği bir reklam filmine denk geldim. Bizi çok güzel vurgulamışlar, özellikle ingilizceyi konuşurken ki aksanları muhteşem, en son sahnede ki uzun eşşek oyununda da birebir kendimi gördüm. Bakalım o uzun eşşek sahnesi başka kimlere beni anımsatacak… [jwplayer config="Custom Player" mediaid="470"]