Gençlerle Bir Gün :)

Geçtiğimiz salı günü Tolgahan’la devre analizi dersinin labaratuvarından çıktıktan sonra odaya doğru giderken, İzmir’e gidipte film mi izlesek diyaloğunun üzerine gelişen olaylarla beraber Balçova – Kipa’da yaklaşık 6 saat geçirdik. NewYork’ta Beş Minare mi Harry Potter ve Ölüm Yadigarları mı derken Harry’ci gençlerin çoğunlukta olmasıyla Harry’e gittik.

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları

Ancak bileti aldığımız zaman daha filme 2 saat vardı.(İnanmayanlar yukarıdaki biletten bakabilirler, tam 2 saat var. 🙂 ) Önce bir Burger King’e uğradıktan sonra Kipa’nın içinde gezinmeye başladık. Balık reyonunda çeşitli balıkları inceledikten sonra 😀 elbise bölümüne gittik ve çeşitli kıyafetleri denedik. Bu sırada montları deneyen amcayla beraber fotoğraf çekilme fırsatını da kaçırmadık. 🙂

En sağdaki Kipa'da Farklı Montlar Deneyen Amcamız

Ve fantastik dörtlü’den son fotoğraf, resim için Göksel’e teşekkürler. 🙂

Fantastik Dörtlü 😀 - (Tolgahan - Ömer - Murat - Onur)

Güzel bir gündü gençler, hepinize teşekkürler…

Teknoloji Basınını Kimler Oluşturuyor?

Teknoloji basınının içinde kıyısından köşesinden de olsa ufacık bir yerim olduğu ve ilgi alanıma girdiğinden, kimler etrafında döndüğünü, nasıl haber yapıldığını, arkaplanda ne tür diyalogların geçtiğini az çok bilme imkanına sahibim. O kadar zayıf bir kadroyla yürüyor ki işler, kimisi aslında ekonomi, kimisi spor, kimisi de magazin gazeteciliği yapan insanlardan oluşuyor.

Bizim halkımızda da konu internet ve teknoloji olduğunda uzman oldukları konularmış gibi bir yaklaşım var, eline iki farklı telefon değen kendisini telefon uzmanı olarak değerlendirmeye başladığı için ve ulvi yorumlarda bulunduğundan, bu sektörün haberciliği daha da bir zor oluyor. Çünkü kendini dışarıda kanıtlayamayan, sanal ortamın kralı kesiliyor.

Severek takip ettiğim parmakla gösterilecek kadar az sayıda teknoloji editörü bulunuyor. Eğer birkaçından bahsetmek gerekirse bunlar Hakkı Alkan, Ecevit Bıktım ve M. Serdar Kuzuloğlu diye sıralanabilir. Bu arkadaşlardan ikisiyle tanışma ve beraber çalışma fırsatı buldum, sonuncusuysa Radikal Gazetesi‘nde yazarlık yapmanın dışında, İnternet Ekipler Amiri olarak tanınır. Bugün internet ekipler amirinin bir yazısını okuyunca olayın vahemeti daha da çok sıkmaya başladı beni. Dün Facebook üzerinden paylaştığım bir haber vardı. Hürriyet ve Radikal gazetelerinin yanında birçok teknoloji sitesinde de paylaşılmış olan bu haber Google’a Türk Rakip: Geliyoo hakkındaydı. Şimdi Radikal haberi kaldırmış ve yerine kandırıldıklarına dair bir haber koymuş.

İşin bu şekilde 2 boyutu var. İlk boyutu: Bu haberi yayınlayan arkadaş heralde hiç okumamış, çünkü haber metninin içeriğinin alaycı olmasının dışında çok komik yazım hatalarına sahip. Yani haber incelenmeden, nereden geldiğine bakılmadan doğrudan okuyucuya yetiştirilmeye çalışılmış. Heralde özgün bir haber yakaladım havasında sevinçle bir anda yayınladılar haberi. Halbuki mevzu bahis siteyi, yayında mı diye düşünerek dahi açsa komik bir taklitten ötesi olmadığını anlayabilirdi. İkinci boyutu ise medyanın geri kalanının bulunduğu durumu içeriyor ki bu nokta ilkinden daha da vahim. Elbette ki medyada kaynaklar birbirlerinden faydalanıyorlar, o ne yazmış bizde de olsun diye bir diğerinin haberini yayınlıyor. Ama hiç mi incelenmez bu alınan haberler? Onlarcası, büyüklü küçüklü birçok haber sitesi bu haberi gayet güzel yayınladı. Peki şimdi durum nedir? 150 adet mühendisin çalıştırıldığı şirketin CEO‘su olduğunu iddia eden arkadaş Twitter üzerinden yaptığı açıklamayla medyanın rezilliğini gözler önüne serdi.

Sayın Anıl‘a teşekkür ediyorum çünkü gerçekten büyük bir zaman harcayıp, böyle fason bir site oluşturmuş ve medyanın durumunu herkese göstermiştir. Peki bu medya nasıl düzelir? Bunun cevabını verecek kadar büyümedim daha bu sektörde ama dışarıdan bakan bir okur olarak yorum yapmak gerekirse, (“bekara hanımı boşamak kolaydır” diyecekler, desinler) çözüm basit olarak karşımızda duruyor. Başka sektörlerin yazarlarına haber yaptırmaktansa, gerekli ücretler sağlanıp, alanında uzman kişilere haber yaptırılması lazım. Ucuz yollu haber elde etmeye çalışırsanız, sonuç ancak bundan ibaret olur, komik duruma düşer, güvenirliliğinizi yitirirsiniz.

Teknoloji haberleriyle uğraşmanın verdiği zevki başka hiçbir yerde bulamıyorsursunuz ama bu işten zevk alan uzman kişilerin daha çok para kazanabileceği birçok yer olduğu için mecburen diğer alanlara kayıyorlar. Umarım durumun vahameti düzelir ve teknoloji haberciliği hakettiği seviyeye kavuşur.

“Esinlenmek” – 6

Esinlenmek serisine devam ederken, bu yazıdaki konuğumuz Tarkan oluyor. Mevzu bahis ise son albümündeki Öp isimli parçası. Bize göre arkadaş epey esinlenmiş, hatta bikaç yerden esinlenmiş ama en çok benzetilen şarkının sahipleri, sanırım kendileri de başka yerlerden esinlendikleri için yok Tarkan bizim şarkıyı dinlemiş olamaz demişler. Hem zaten “7 tane notayla kaç şarkı yazılabilir ki? Yanlış mıyım? “diyerek Serdar Ortaç abimizide göndermemizi yapar sizleri sizin için seçtiğimiz esinlenmelerle başbaşa bırakırım. 🙂

Tarkan’ın Öp’ünün esinlenildiği söylenen Timotej kızlarının Glöm Mig adlı şarkıları:

[jwplayer config=”Custom Player” mediaid=”748″]

Diğer şarkıya geçmeden önce aldığım bilgiye göre Glöm Mig, Unut Beni anlamına geliyormuş. 🙂

Şimdi bir de megastarımız Tarkan’dan Öp’ü dinleyelim.

[jwplayer config=”Custom Player” mediaid=”749″]

Ben ilk olarak Öp’ü dinlediğimde tabi ki Glöm Mig nedir bilmiyordum, bu yazıyı yazmaya başlamadan hemen önce dinledim ve internet üzerinde karşılaştım. Bu yazıya yazmama esas sebep şarkı hareketlendiği zaman ki ritmin bana sürekli Britney Spears’ın Womanizer(Çapkın)’ı hatırlatmasıdır. Şimdi bir de Womanizer dinleyelim, bakalım sizlerde de aynı etkiyi bırakacak mı?..

[jwplayer config=”Custom Player” mediaid=”750″]