Bir şenlik daha bitti…

3 günlük uykusuz, karışık, eğlenceli, sıkıcı, baygın, hareketli kısaca hangi anının nasıl geçeceği belli olmayan, en zevkli kısmının 3. gün yaptıklarımızla geçtiğine inandığım bir şenlik daha bitti…

Kısa süre içinde şenlik menlik istemiyorum artık… 🙂

[jwplayer config=”Custom Player” mediaid=”416″]

Ne yapmalı dostlar?

Şimdik düşünüyorum ama karar veremiyorum… 🙂

Bakalım siz ne diyeceksiniz, ne düşünüdüğünüzü yorum olarak sebepleriyle yazarsanız mutlu olurum. Şimdi 3 farklı seçeneğimiz var; Bunlardan 1.cisi laptop’un bataryasını ve ekran kartını değiştirmek, 2.si netbook almak, 3.sü PSP3004 almak.

1.seçenekte sahibinden.com’dan Ati Hd4650 1GB ram(300lira) ve Laptop’a yeni batarya(100lira).

2.seçenek 500 lira civarında şarjı 5-6 saat dayanan bir netbook almak, Samsung NC10 ayarında birşey olabilir. Netbook alırsam Linux(archlinux+kde) kuracağım tabi ki. 🙂

3.seçenek PSP3004 almak(fiyatı 350 lira civarı).

Şimdi bu seçeneklerin hepsindeki asıl amaç yolda film-dizi izleyebilmek.. Bunların dışında 1. ve 3. seçeneklerde oyun oynama imkanı var, normalde yapmadığım birşey olduğu için iyi olacak sanki. 1. ve 2. seçeneklerde yolda internette olma imkanıda var, biliyorsunuz Vodafone 3G kullanıyorum.

Eee sizce ne yapmalı? 🙂

Sponsor Aranıyor!

Evet yanlış yazmadım, sponsor arıyorum. 🙂

Önümüzdeki ayın ilk günlerinde, İstanbul Bilgi Üniversi’nde Linux Günleri Etkinliği düzenleniyor. Etkinlik 2 gün, Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü’nde. Eğer ki biri çıkarda ulaşım masraflarını karşılarım derse kalacak yeri ben ayarlarım. 🙂

Hadi bakalım var mı bir gönüllü?

İstanbul Seyahati

Geçen pazartesi, küçük bir projeyi teslim etme amaçlı İstanbul’a gittim. Küçükken gittiğimi ve okul gezisini saymazsak, ilk İstanbul’a ilk gidişimdi denebilir. O kalabalığın içinde kaybolmak güzel bir histi, ancak anladım ki orasıda sandığım kadar büyük bir yer değil. Son anda yetiştiğim vapurda oda arkadaşımı görebildiğime göre, o kadar da büyük değilmiş. 🙂

Alnımızın akıyla projemizi teslim ettik. Ertesi günde Engin biraz İstanbul’u gezdirdi. Seray’ın “İstinye Park İstinye Park” diyip durduğu yeri görmüş oldum, tabanı kırılan botum yerinede yenisini aldım. Bu ilk gidişim denebilecek İstanbul gezisinde, İstanbul’un en soğuk günlerine denk gelmekte benim bahtsızlığımdı heralde. 🙂

Kader Sayım 9

Anneme doğum günümüzün ne zamana denk geldiği, o günde neler olduğu gibi bilgileri içeren bir siteden mail gelmiş, merak ettik girip inceledik. Sitede Kader Sayım 9,ki ben kendisini uğurlu sayım olarak bilirim, hakkında ve kişilik hakkında biraz burç vari yorumlar yapılmış. Şimdi o yorumları buraya yazıyorum, bakalım bu yazı hakkında sizler ne düşünüyorsunuz? 🙂

Doğduğum güne ait Hürriyet Gazetesi’nin Ana Sayfası

“Kader Sayın 9 (Metafizikçi)
Yasaminiz, perdenin gerisindeki esrari, ruhun ve gizli ilmin ardindaki anlami cozmekle geciyor. Yasaminizin amaci gercegi yalnizca gercegi ogrenmek.Bu konuda cok basarili oldugunuz da bir gercek.Insanlari tanimak icin genellikle 5 dk.gozlemlemeniz yeterli. Hayati seviyor fakat cok az kisiyi sevmeye deger buluyorsunuz. Hayatinizin her alaninda comert ve kusursuz olmak istiyorsunuz. Karsinizdakilerin de en az sizin kadar kusursuz ve guvenilir olmasini bekliyor, bu yuzden zaman zaman cok aci cekiyorsunuz.Cok guclusunuz fakat cabuk incinen altin bir kalbe sahibisiniz. Cok az insana gercek sizi tanima firsati veriyor, onlara da fazlaca deger veriyorsunuz..Psikolojik olaylari anlama yeteneginiz muazzam. Ancak sizin disinizda gelisen olaylar sizi ve ruh halinizi fazlasiyla etkiliyor.Bagimsizliginiza ve ozgurlugunuze duskunsunuz . Yine de sevgiyi herseyin ustunde tutuyorsunuz.Hayatiniz karisikliklari cozmek uzerine kurulu oldugu icin mucadele etmekten yorulmuyorsunuz. Hemen her seviyeden insanla anlasma yetenegine ve sonsuz sabra sahipsiniz.Insanlarin ihtiyaclarini onlar soylemeden anliyor ve yardimlarina kosuyorsunuz. Cok iyi bir dinleyici,gozlemci ve yol gostericisiniz bu yuzden iyi bir psikolog veya konusmaci olabilirsiniz.”

Merhaba 2010 :)

Yeni yıl, yeni umutlar, yeni sanşlar, yeni projeler ve yeni dersler 🙂

yeni_yil

Şimdi de Burak aradı, yeni yılımı kutladı. Zaten bu akşam o aramadan yeni yıla girseydim, ben arayıp telefonu buldum abi diyecektim. 🙂 Bende hem onun hem bütün dostların, yeni yılını kutluyorum…

Herkese iyi seneler…

Jingle Bells

Teknogirişim Zirvesi’nin Ardından…

IEEE-ODTÜ Öğrenci Topluluğu’nun düzenlemiş olduğu Teknogirişim Zirvesi’ne 3 arkadaşım ile beraber İYTE-IEEE katılımcıları ile katıldık.

Birçok girişimci insanı dinleme fırsatı bulduk. Beni en çok heycanlandıran insan, Turkix’in yaratıcısı ve silikon vadisine bir Türk şirketi kuran, Grou.ps’nin kurucusu Emre Sokullu oldu. Kendisi’nin hem linux üzerine hem de internet teknolojileri üzerine çeşitli projelerinin olması, en çok ilgimi çeken tarafıydı. Kendisiyle bire bir konuşma imkanı bulmak hiç beklemediğim bir fırsattı. Şu sıralar, Grou.ps’nin Türkiye Ofisini kurmakla uğraşıyorlarmış, belki ilerde beraber çalışma fırsatı buluruz. 🙂

Bunun dışında girişimci insanlara danışmanlıklar yapan konuşmacıları dinleme fırsatı, birebir girişimleri başarılı olmuş insanlardan hikayelerini dinleme fırsatı veren ODTÜ-IEEE’ye teşekkür ediyorum. 🙂

Shiftdelete.net Moderatörlüğü…

Geçen günlerde kullanıcılar olarak aşırı ısrarlarımız sonucunda Troy’a sitede bir linux kategorisi açtırmayı başardık. 🙂 Beni tanıyanları bildiği gibi linux kelimesi geçen heryerde bulunmaya çalışan biri olarak, hemen Troy’a bir mail attım. Uygun görürseniz Linux kategorisinin moderatörlüğünü yapmak isterim diyerek kategorinin moderatörlüğünü talep ettim. Onlarda Shiftdelete.net ekibi olarak kendi aralarında görüşüp, uygun görmüşler sağolsunlar. Buradan bütün shiftdelete.net ekibine beni aralarına aldıkları için teşekkür ederim. 🙂 Radyo programı gibi oldu . 😛

Gözlerin…

Düşlerin parlayıp söndüğü yerde
Buluşmak seninle bir akşam üstü
Umarsız şarkılar,dudağımda bir yarım ezgi
Sığınmak gözlerine,sığınmak bir akşamüstü
Gözlerin bir çığlık,bir yaralı haykırış
Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi

Bir orman bir gece kar altındayken
Çocuksu,uçarı koşmak seninle
Elini avcumda bulup yitirmek
Sığınmak ellerine bir gece vakti
Ellerin bir martı,telaşlı ve ürkek
Ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken

Bir kenti böylece bırakıp gitmek
İçinde bin kaygı,binbir soruyla
Bitmeyen bir şarkı,dudağında bir yarım ezgi
Sığınmak şarkılara sığınmak bir ömür boyu

Gözlerin bir çığlık,bir yaralı haykırış
Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi
Ellerin bir martı,telaşlı ve ürkek
Ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken

Bazı şarkılar; uzay-zaman eğrisini bilmiyor anlaşılan, yıllarca dinlenebiliyor, melodisi evrenselleşebiliyor…

Yaşasın Pagerank :)

Bugün sabah kalktığımda, elimdeki domainler ne durumda, kim nerden girmiş, alexa sıralamamız kaçtır? gibi soruların cevaplarına bakarken. Kendi blog’umu yayınladığım, adıma ait olan “www.omerfarukak.com” adlı domainimin, artık 1 adet de olsa pagerank sahibi olduğunu gördüm. Ortada o kadar can sıkacak durum varken, az da olsa yüzümü güldüren bir durum oldu. Bol pageranklı web hayatı nasip olsun hepimize. 🙂