Etiket arşivi: Bu

No Follow Nedir?

Web tabanlı projeler üzerine yoğunlaştığımız şu günlerde, Arama Motoru Optimizasyonuyla ilgili bolca yazı okumuş ve bilgilerimi arttırmış bulunuyorum. 🙂 No follow kavramıyla yeni karşılaşmadım ancak bu konuda araştırma yaparken her kafadan bir ses çıktığını ve kimsenin net olarak ne olduğundan bahsetmediğini fark ettim.

Birçok kişi en iyi optimizasyonu yapıyorum, 5pr-6pr yapabiliyorum sitelerinizi diye dolaşıyor ortalıkta, halbuki bu olay o kadar kolay değil. Zaten heran Google bu PageRank konusunda değişikliklere gidip, bu sistemi kaldırmaya kadar gidebilir ancak yine de şu an önem arzeden bir konu olduğu için dikkat etmek gerekiyor.

No Follow, Google mühendislerinden birisinin icat ettiği bir link verme yöntemi. Sitenizde bulundurduğunuz bağlantının ilişkisini {rel=”no follow”} olarak atarsanız, Google bu siteye sizin PR’ınız pay vermiyor. Buraya kadar olan kısım her yerde aynı yazıyor, yanlış olan kısım ise bundan sonra başlıyor. İnsanlar No Follow olarak verilmiş olan linkler PR değerini arttırmadığı için sitelerinin arama motorları listesinde sıralarınında yükselmeyeceğine dair bir fikre inanmışlar. Halbuki bu tamamen yanlış, evet sitenizin PR değerine No Follow bir linkin katkısı olamayacaktır ve Google bu linkleri BackLink olarak değerlendirmeyecektir ama yine de siteniz arama sonuçlarında yükselecektir. Tabi bu yükseliş değeri nispeten az olacaktır.No Follow linkleri, Google BackLink olarak kabul etmezken, Yahoo’da kabul göreceği için Yahoo ve diğer birçok arama motorunda da sıranız ve değeriniz artacaktır.

İçerik Yönetim Sistemlerinde ise No Follow durumu biraz daha farklı, örneğin WordPress’te yorum yaptığınızda Web Sitesi kısmına yazdığınız adresiniz No Follow olarak linklenecektir. Forumlardan SMF’de ise yazılan mesajlardaki adreslerin No Follow olarak işaretlenmesi için küçük bir eklenti kurulumuna ihtiyacınız oluyor. Geçen günlerde FedoraTR üzerinde uyguladığımbu eklentiye buradan ulaşabilirsiniz.

No Follow hakkında benim söylemek istediklerim şimdilik bu kadar, ancak farklı içerik yönetim sistemlerine dair bilgi almak ve sorular sormak isterseniz yorum yoluyla bana ulaşabilirsiniz.

FedoraTR’den Küçük Bir Analytics…

Burak’la beraber geçen yıl 17 Eylül’de Linux’a bizden de küçük küçücük bir katkı olsun diye kollarımızı sıvayarak başladığımız FedoraTR projesi bugün 1. yaşını bitiriyor. Hızlı başlanan ama sonrasında yavaşlanan bir yıl geçirdik. Birkaç arkadaş dışında katkıda bulunan olmadı desek yalan olmaz ancak bu camiada işler böyle yürüdüğü için yakınmak hiç doğru olmaz. 🙂

Birinci yılın dolmuş olması sebebiyle az önce merakla Analytics’in Browser and OS sekmesini açtım, bakalım bizim linüksçü çocuklar hangi işletim sistemini ve tarayıcı kullanıyor diyerekten.  Birçok bakan %20’lik IE baskınlığını kötüye yorabilir belki ama ben Windows kullanan insanları bu alana olan ilgisi diye yorumluyorum. 🙂

Daha net bir şekilde kim hangi işletim sistemini kullanıyor sorusunun cevabı için aşağıdaki grafiği inceleyebilirsiniz, yüzdelik dilimde kendisine yer edinememiş olsada 1 kişide PlayStation 3 kullanarak sitemizi ziyaret etmiş. 🙂

Diğer bütün projelerimizede FedoraTR’ye başladığımız şevkle başlamak, ama hızımızın kesilmemesi dileğiyle…

Karanlık Dönem…

İnternette gezerken Microsoft’un Windows 1.0’dan Windows 7’ye kadar kullandığı açılış ekranlarını içeren bir konuyla karşılaştım. En çokta Vista’nın açılış ekranı ilgimi çekti. XP ve 7’nin ekranları bu kadar renkliyken, vista’nın bu açılış ekranı daha çıkmadan karanlık bir dönem olacağı bilinerek buna hitaben mi yapılmış acaba? 🙂

İşte o üçleme;

Yeni Odamın Manzarası…

Yeni odamın pencelerinden gözüken kareleri sizlerle paylaşmak istedim. Bir önceki dairemizin etrafının diğer apartmanlarla çevrilmiş olmasından dolayı, bu görüntüyü özlemiştim. Bilgisayarımı koyduğum masadan tralles gözüküyor… 🙂

Çekim yaptığım cihazın, başarısız çekimleri için kusura bakmayın… 🙂

Değişmek…

Apartmanımızda oturan bir ilkokul öğretmeni olan aile dostumuzun Leo Buscaglia’nın kitabını annemlere hediye etmesiyle başladı herşey… Bu sözler hayatıma yön verdi, benim ben olmamı sağladı. Yazar bu dediklerimi duysa neler hissederdi merak ediyorum, belki benim gibi etkilenen hayatının akışını değiştiren başka insanlarda olur diyerek buradan paylaşmak istedim. Kitabı alıp okumak isterseniz, adı Yaşamak, Sevmek ve Öğrenmek.

Mutluluğum kendimde, sizde değil.
Yalnızca gelgeç olduğunuz için değil.
Olmadığım gibi olmamı istediğiniz için de.

Mutlu olamam değişirsem,
Salt sizin bencilliğinizi doyurmak için.
Hoşnut da olamam eleştirdiğinizde beni,
Sizin gibi düşünmediğim
Ya da görmediğim için.
Uyumsuz diyorlar bana.
Oysa inançlarınıza her karşı çıkışımda,
Siz de benimkilere karşı çıkıyorsunuz.
Aklınızı biçimlendirmeye çalışmıyorum.
Biliyorum kendinizi bulma savaşı veriyorsunuz.
Bana akıl vermenizi de kabul edemem.
Çünkü kendimi bulma çabasındayım ben de.

Saydam olduğumu söylüyorsunuz
Ve kolayca unutulacağımı.
Öyleyse, kim olduğunuzu kanıtlamak için,
Yaşamımı kullanmaya kalkmanız niye?

Leo Buscaglia

“Esinlenmek”

Bir arkadaşımın blog’unu okuyordum ki, Kenan Doğulu’nun yeni şarkılarından olan bir şarkının “Aşkkolik”in eskilerden The Animals’ın bir şarkısına ne kadar ço benzediğine dair bir yazı dikkatimi çekti. Şarkının orjinal şeklide Kenan Doğulu’nun söylediği şeklide hiç fena değil ancak Türk müziğinin gelişmesi adına biraz daha özgün olmak gerekmez mi?..

Eski olan şarkı;

[jwplayer config=”Custom Player” mediaid=”455″]

Bu da Kenan Doğulu’nun yeni şarkısı… 🙂

[jwplayer config=”Custom Player” mediaid=”458″]