Etiket arşivi: Gelecek

Doğru İYS’yi Seçme Sorunu! – 2

Gerçekten Bir İYS’ye İhtiyacınız Var mı?

Aslında bu tip yazıları resim olarak paylaşmayı sevmiyorum indekslenmediği için ama daha görsel sunulamazdı heralde. 🙂

Neden İYS Kullanmalıyız?

Genel olarak bakıldığında İYS’ler içerikleri oluşturmayı ve düzenlemeyi basitleştirirler. Geliştiriciler genelde ana amacın bu olduğunu unuturlar. Kendilerini ve müşterilerini daha fazla özellik aramaya iterler. Ancak içerik sadece yazı demek değildir. Kimi zaman bir üyelik sistemi kimi zaman bir iletişim formu olabilir. Önemli olan sağlanan içeriğin kullanım kolaylığıdır.

Ne Yapmalıyız?

Hangi sistemi kullanacağınıza karar vermek tam bir karmaşa olabilir. Ama sitenizin amacının tam olarak neler içerdiğinden eminseniz, aşağıdaki soruları yanıtlayarak hızlı bir seçime gidebilirsiniz.

  • Organizasyonun büyüklüğü nedir?
  • Bütçeniz ne kadar?
  • Sitenizi kaç kişi kullanacak?
  • Aradığınız İYS’nin esnekliği ne kadar önemlidir?
  • İYS hakkında bolca yardım kaynağı var mı?

İşe başlamadan önce bu maddeleri gözününde bulundurursanız, doğru sistemi seçmekte çok zorlanmazsınız.

Devamı gelecek…

Ubuntu’nun 10 Kötü Tarafı

Ubuntu‘yu sevmek için bir sürü madde sıralayabilirim, en başta Windows olmaması olabilir mesela. Daha da açarsak beleş olması, hızlı olması gibi sıralabilir yada sloganları gibi “Linux for human beings(İnsanlık için linux)” diyebilirim. Hep Linux‘un muhteşem birşey olduğundan bahsettik durdum, kardeşim bunun hiç mi kötü yanı yok diyen arkadaşlar için internette gezerken gördüğüm bir yazıyı kendimce fikirlerimi ekleyerek Türkçeleştirmeye karar verdim. Yazının orjinal şekline buradan ulaşabilirsiniz, bakalım başarabilecekmiyiz…

  1. Diskleri Bağlama: Benim için pek sorun oluşturmasa da, yazının sahibi bundan çok şikayet etmiş. Halbuki gerekli ayarlamalar yapıldığında bu disk bağlama mantığı Windows‘takinden çok farklı olmuyor. Ama sanırım arkadaş fstab ayarlarını yapmadığı için, NTFS biçimindeki bölümleri her açılışta bağlamak zorunda olduğundan yakınmış. Bu konuda herkes bilgi sahibi olmak zorunda olmadığından, bir yerde haklısınız…
  2. Root Olma Durumu: Sürekli bir şifre girme zorunluluğunuz var, evet hepimiz virüssüz ve ultra güvenlikli bu sistemi kullanmaktan çok mutluyuz, ama kendi dosyamızı silmek istediğimizde bile arkadaşım senin şifren nedir demesi bazen bezdirici olabiliyor.
  3. Terminal: Bilgisayarı yaşam tarzı olarak benimsemiş insanlar genelde terminal üzerinde çalışmaktan zevk duyarlar ama son kullanıcıya hitap edilecekse, bu terminal geyiği biraz eskide kalmadı mı? Eski DOS box misali sürekli terminale şunu gir, bunu gir de ne oluyor? Ömrümüz terminal komutlarını ezberlemekle mi geçecek?
  4. Kısıtlı Eklentiler: Ubuntu 10.10 ile bu sorun epey düzeltildi. Ama mp3 dinlemek ve dvd oynatmak için bile birşeyler yüklemek zorunda kalmak epey acı vericiydi.
  5. Koyu Renkler: Demiyoruz ki Windows’un gök maviliği ve çimen yeşillğine geçilsin, ama Ubuntu gerçekten çok karanlık renkleri kullanıyor. Bu gidişle tamamen siyah temayla gelecek önümüzdeki sürümler.
  6. Güncellemeler: Kotasız internet kullanıyorsanız ortada bir sorun yok. Ancak kotalı internet kullanıyor ve harcadığınız her byte için para ödüyorsanız gün aşırı çıkan 50MB’lık güncellemelere gerçekten ihtiyacımız var mı? Linux Kernel versiyonum 2.6.35’e güncellense bana ne kazandırır? Kendisi tam olarak 32MB boyutunda.
  7. Çevrebirimleri: Yazıcı, tarayıcı yada benzeri bir alet takınca kurulumu hep sıkıntı. Linuxçulara sorunca abi biz ne yapalım, donanım üreticileri sürücülerini yazmıyor cevabı. Her iki tarafta kendine göre haklı, eskisine nazaran bu problemde ortadan kalktı sayılır aslında. 🙂
  8. Yazılım: Tamam anladık tamamı bedava. Ama bunların çoğu uyduruk zaten abi, müzik oynatıcı 5 para etmez, adam akıllı bir video editör yok, bedava olsa ne çare?
  9. Web İçerik Filtreleme: Açık ve Özgür kavramlarının çok baskın geldiği bir yerde tabi böyle bir filtreleme bulmak epey zor oluyor. 🙂
  10. Ubuntu Küstahlığı: Evet bir de bu var, Linux kullananların dışındaki insanları birer ezik olarak görüyor bu Ubuntu’cular. Hatta diğer insanları ikiye ayırıyorlar Bill Amca’nın elini öpenler ve Steve’e para bayılanlar diye. Ancak şuda varki bu insanlar sadece kendi özgürlüklerine düşkünlüklerinden böyle düşünüyorlar.

Not: Yukarıda yazdığım maddeler kendi fikirlerim olmamakla beraber dışarıdan Linux’a bakan birisinin Ubuntu ve kullanıcıları hakkındaki genel görüşünü elimden geldiğince yansıtmaya çalıştım. Tarafsız olmayı başarabildiğime emin değilim… 🙂

Türkiye’de 3G Ne Durumda?

Elinde 3G modemi olan bir arkadaşımın ricası üzerine Türkiye’de hangi operatör, hangi fiyata 3G paketi sunuyor sorusunun cevabını araştırdım. Geçen yıl almış olduğum 18 ay taahhütlü Vodafone 5GB paketinden sonra işlerin bir miktar değiştiğini ve fiyatların nispeten artmış olduğu dikkatimi çekti. Elime kağıt-kalemi olarak fiyatlara diar bir tablo oluşturdum ve elinde modeminle ön ödemeli hat kullanacaksan Vodafone’nun bu seçenekler arasında yer alamayacağını görerek büyük bir hayal kırıklığı yaşadım.

Turkcell sunduğu hizmetin kalitesi ve 30 Kasım’a kadar sürecek kampanyasıyla şimdilik ilk tercih olarak duruyor ve 4GB’lık paketini sadece 29 TL’den kullanıma sunuyor. 30 Kasım’dan sonra ise fiyatı 49 TL’ye çıkaracağını belirterek kullanıcıların ağzına bi parmak bal çalmakla yetiniyor.

Avea’da işler her zaman ki gibi biraz daha ekonomik ama sunulan hizmetin kaliteside fiyatına oranla nispeten biraz daha düşük. Yine de mobil internete olan beklentilerimizi karşılayabilecek bir kaliteye sahip. Şimdilik fiyatları aylık 1GB’lık pakette 29TL, 4GB’lık pakette 39TL ve 6GB’lık pakette 55TL olarak belirlenmiş.

Son olarak kendi kullandığım Vodafone’a gelecek olursak, işler ben abone olduğum zamandan beri epey değişmiş. 18 aylık sözleşmem olduğu için her ay 5GB’lık paketi 45TL’ye temin ediyorum ve bu fiyat sundukları modemle birlikte bence uygun bir performans sunuyor. Ama şimdi elimizde modem olduğu için ve Vodafone’un fiyat politikasında insanları Faturalı ve Faturasız diye ayırarak farklı farklı ücretlendirmelerinden dolayı pek uygun birşey bulamadım. Faturasız kullanıcılara 1GB’lık paketi tam 45TL’ye sunarak rekor bir kazık oluşturuyor. Faturalı kullanıcılara ise aynı fiyata  4GB’lık paket sunmasına rağmen pek uygun bir fiyat oluşturduğu söylenemez. Diğer 2 operatöre oranla ortalama bir fiyat sunmalarına rağmen faturalı hattı şart koşmuş olmalarının işleri karıştırdığını düşünüyorum.

Sinyal kalitelerini kıyaslamak gerekirse genel olarak konuşmam yanlış olacaktır ancak geçtiğimiz yıl İYTE dağlarında Turkcell 3G’yi bırakın Edge dahi çekmiyorken, diğer operatörler başarılı bir performans sunuyor. Almadan önce operatörü kullanan arkadaşlarınıza sinyal kalitesini sorarak ayrıntılı bilgi almanızı tavsiye ederim.