Etiket arşivi: Gibi

PHP 5.4 Web Server ile Geliyor

PHP geliştiricilerine güzel bir haberimiz var. Şimdiye kadar geliştiriciler kodlarını test etmek için makinalarına Apache tarzı bir sunucu yazılımı kurmaları ve bütün eklentileriyle düzenlemeleri gerekiyordu. Şimdiyse artık php içerisinde bu özellikleri içeren bir yapıyla geliyor.

Uygulama geliştiriciler artık daha önceden Pyhton kullandılarsa alışkın oldukları gibi direk projenin bulunduğu klasörden çalıştırarak deneme imkanına kavuşuyorlar. Php’yi aşağıdaki gibi çalıştırmanız yeterli oluyor. Port numarası boştaki herhangi bir port numarası olarak belirlenebilir.

$ php -S localhost:1301 -t /projenin/bulundugu/yer

Bu şekilde uygulama çalıştırmanın tek dezavantajı https şeklindeki secure bağlantıları deneyemiyorsunuz. Bu durumdan en çok facebook uygulaması geliştirenler şikayetçi olacaklardır.

Ubuntu 11.04 ve Eclipse Çıkmazı!

İlk çıktığı haftalardan bugüne takip edenlerin bildiği gibi Ubuntu 11.04 kullanıyorum. Genel olarak hoşuma gittiği için bırakasımda gelmiyor ancak Unity’nin beta havasıda arada çıldırtmıyor değil. Hele benim gibi programlamayla iç içe yaşıyorsanız ve bu sizin işinizse Eclipse’de ki scrollbar’ın çıkardığı problemler sizi de çileden çıkarıyordur eminim.

Uzun zamandır bu problemi yaşıyor olmama rağmen ilginç bir şekilde çözüm arayışınada girmemiştim ancak bugün durup niye diretiyorum, eski scrollbarı kullanmanın illa bir yolu vardır, sorunsuz şekle getirilene kadar yenisi, geçip eskisini kullanayım dedim. Biraz geç oldu ama en azından hiç geri adım atmamaktan iyidir.

Benim gibi bu sorunu yaşayan arkadaşlardan işlerini görsünler sorunları düzelsinden çok ben bunu yarın bir gün unuturum diye yazma ihtiyacı hissettiğim bir yazı oldu dersem kimseye yalan söylememiş olurum. 🙂 Lafı uzatmadan söylemek gerekirse “sudo su” ile root olduktan sonra

echo “export LIBOVERLAY_SCROLLBAR=0” >> /etc/X11/Xsession.d/80overlayscrollbars

komutunu verin ve sistemden çıkıp geri geldiğinizde eski scrollbarlar sizi karşılasın. Benim gibi Unity’de direten kaç kişi var bilmiyorum ama diretenlerin işine yarayacak bir çözüm oldu.

 

Ubuntu 11.04, Sadece Batarya ile Açılmama Problemi

Ne zaman bu Ubuntu‘nun problemlerinden bahsedecek olsam, başlık atmakta zorlanıyorum. Genelde kısa olarak ifade edilemeyecek saçma konular olduğunu düşünüyorum. Belki de benim yeteneksizliğimden kaynaklanıyordur. 🙂

Neyse efendim, konumuza gelirsek ben geçtiğimiz haftalarda Lenovo Y560 model bir laptop aldım ve ilk yaptığım işlerden birisi olarak Ubuntu’yu kurdum. Kurmuşken 11.04 olsun diyerek 64-bit en son sürümü kurdum. Herşey sorunsuz, çok güzel çalışıyordu. Taa ki ben laptop’u prize takılı değilken açmaya çalışana kadar… Sistem mor bir ekranda donup kalınca, acaba son çektiğim güncellemelerden mi kaynaklandı diye düşündüm biraz uğraştıktan sonra sistemin prize takılınca açıldığını fark ettim.

İnternette biraz gezince bunun bildirilmiş bir problem olduğunu gördüm ancak malesef bir sonraki kernel’a kadar bu sorunun bir çözümü yok gibi gözüküyor şimdilik. Sorundan Lenovo laptop’ların büyük çoğunlupğu etkilenirken, diğer markalardan da etkilenen birçok model mevcut, internetten gezinirken çeşitli marka ve modellerle şikayet edenlerle karşılaştım. Ayrıca sorun bildiğim kadarıyla 64 bitlik sürüme ait.

Çözüm aramaya devam ederken, tek yolun eski bir kernel kullanmaktan geçtiğini okudum ve sadece bataryada kullandığım sırada eski kernel ile açarsam sistemi bir yerimin eksilmeyeceğini düşünerek hemen eski kernelin kurulumu gerçekleştirdim.Sizlerde bu çözümü uygulamak isterseniz, eski kernellere buradan ulaşabilirsiniz. Ben v2.6.37.6-natty adlı kerneli kurdum. Kurulum için mimarinize uygun headers, headers_all ve image paketlerini çekmeniz gerekiyor. Örneğin 3.6.37-6, 64bit için için;

  • linux-headers-2.6.37-02063706-generic_2.6.37-02063706.201103281005_amd64.deb
  • linux-headers-2.6.37-02063706_2.6.37-02063706.201103281005_all.deb
  • linux-image-2.6.37-02063706-generic_2.6.37-02063706.201103281005_amd64.deb

dosyalarını çektim. Sonra terminalde bu dosyaların bulunduğu klasördeyken

sudo dpkg -i linux-*

yazarak 3 paketin birden kurulmasını sağladım. Bir sonraki sistem başlangıcımda Grub listesinde eski kernelim yerini almıştı. Böylece sistem prize takılı değilken bu kernel üzerinden sistemi başlatabiliyorum.

Yoğun bir final haftasının ilk saatlerinde yazı yazarak biraz rahatlamayı deneyeyim dedim ama pek başarılı olamadım sanırım, umarım başarılı bir final haftası geçiririm, herkese başarılar…

Güncelleme: Bugün (13 Temmuz 2011) itibariyle çıkan yeni kernel derlemesinde bu sorun çözülmüş. Ubuntu’ya sesimize kulak verdiği için teşekkür ediyorum…

WordPress Sitenizin Alan Adını Değiştirelim

Başlık epey uzun oldu ama bu anlamı verecek daha kısa bir başlık aklıma gelmedi malesef… Yukarıda da bahsettiğim herhangi bir alan adına kurmuş olduğunuz olduğunuz WordPress sitenizin herhangi bir nedenle alan adını değiştirmek istediğinizde ne yapmanız gerektiğinden bahsedeceğim. Geçtiğimiz aylarda yaptığım bir WordPress kurulumunda müşterinin isteği doğrultusunda alan adı değişikliğine gidilmesi gerekti, daha önceden ihtiyaç duymadığım için neyle karşılaşacağımın farkında değildim. Ancak alan adını değiştirdikten sonra fark ettim ki sistem adresi veritabanı üzerinden çekerek kullandığı için bir türlü admin girişini gerçekleştiremiyordum. Bu sebeple bir dizi SQL sorgusu çalıştırmam gerekti, benden sonra ihtiyacı olacaklar ve ileride belki tekrar bana lazım olur diyerek paylaşmak istedim.

Konuya dönersek ilk sorgumuzda wp_options tablosundaki adresleri değiştiriyoruz. Bu sorgudan sonra panelden giriş yapabilirsiniz ancak sitenin tam olarak düzgün çalışması için diğer sorguları da yapmak zorundayız.

UPDATE wp_options SET option_value = replace(option_value, 'http://eskiadres.com' , 'http://yeniadres.com') WHERE option_name ='home' OR option_name = 'siteurl';

Sorgudaki http://eskiadres.com kısmını veritabanında sitenizin kök dizini nasıl kayıtlıysa o şekilde değiştirmeniz gerekiyor. http://yeniadres.com yerine de yeni alan adınızı yazmanız gerekecek.

UPDATE wp_posts SET guid = replace(guid, 'http://eskiadres.com' , 'http://yeniadres.com');

Yukarıdaki sorguylada gönderilerimizin adreslerini düzeltmiş oluyoruz. Son olarakta sitedeki resim gibi ögeleri görünür kılmak için aşağıdaki sorguyu çalıştırmanız gerekiyor.

UPDATE wp_posts SET post_content = replace(post_content, 'http://eskiadres.com' , 'http://yeniadres.com');

Sorguların hepsini tamamladıktan sonra, kontrol panelinizdeki genel ayarlardan Site adresi (URL) kısmını da güncellemeyi unutmayın.

Teknoloji Basınını Kimler Oluşturuyor?

Teknoloji basınının içinde kıyısından köşesinden de olsa ufacık bir yerim olduğu ve ilgi alanıma girdiğinden, kimler etrafında döndüğünü, nasıl haber yapıldığını, arkaplanda ne tür diyalogların geçtiğini az çok bilme imkanına sahibim. O kadar zayıf bir kadroyla yürüyor ki işler, kimisi aslında ekonomi, kimisi spor, kimisi de magazin gazeteciliği yapan insanlardan oluşuyor.

Bizim halkımızda da konu internet ve teknoloji olduğunda uzman oldukları konularmış gibi bir yaklaşım var, eline iki farklı telefon değen kendisini telefon uzmanı olarak değerlendirmeye başladığı için ve ulvi yorumlarda bulunduğundan, bu sektörün haberciliği daha da bir zor oluyor. Çünkü kendini dışarıda kanıtlayamayan, sanal ortamın kralı kesiliyor.

Severek takip ettiğim parmakla gösterilecek kadar az sayıda teknoloji editörü bulunuyor. Eğer birkaçından bahsetmek gerekirse bunlar Hakkı Alkan, Ecevit Bıktım ve M. Serdar Kuzuloğlu diye sıralanabilir. Bu arkadaşlardan ikisiyle tanışma ve beraber çalışma fırsatı buldum, sonuncusuysa Radikal Gazetesi‘nde yazarlık yapmanın dışında, İnternet Ekipler Amiri olarak tanınır. Bugün internet ekipler amirinin bir yazısını okuyunca olayın vahemeti daha da çok sıkmaya başladı beni. Dün Facebook üzerinden paylaştığım bir haber vardı. Hürriyet ve Radikal gazetelerinin yanında birçok teknoloji sitesinde de paylaşılmış olan bu haber Google’a Türk Rakip: Geliyoo hakkındaydı. Şimdi Radikal haberi kaldırmış ve yerine kandırıldıklarına dair bir haber koymuş.

İşin bu şekilde 2 boyutu var. İlk boyutu: Bu haberi yayınlayan arkadaş heralde hiç okumamış, çünkü haber metninin içeriğinin alaycı olmasının dışında çok komik yazım hatalarına sahip. Yani haber incelenmeden, nereden geldiğine bakılmadan doğrudan okuyucuya yetiştirilmeye çalışılmış. Heralde özgün bir haber yakaladım havasında sevinçle bir anda yayınladılar haberi. Halbuki mevzu bahis siteyi, yayında mı diye düşünerek dahi açsa komik bir taklitten ötesi olmadığını anlayabilirdi. İkinci boyutu ise medyanın geri kalanının bulunduğu durumu içeriyor ki bu nokta ilkinden daha da vahim. Elbette ki medyada kaynaklar birbirlerinden faydalanıyorlar, o ne yazmış bizde de olsun diye bir diğerinin haberini yayınlıyor. Ama hiç mi incelenmez bu alınan haberler? Onlarcası, büyüklü küçüklü birçok haber sitesi bu haberi gayet güzel yayınladı. Peki şimdi durum nedir? 150 adet mühendisin çalıştırıldığı şirketin CEO‘su olduğunu iddia eden arkadaş Twitter üzerinden yaptığı açıklamayla medyanın rezilliğini gözler önüne serdi.

Sayın Anıl‘a teşekkür ediyorum çünkü gerçekten büyük bir zaman harcayıp, böyle fason bir site oluşturmuş ve medyanın durumunu herkese göstermiştir. Peki bu medya nasıl düzelir? Bunun cevabını verecek kadar büyümedim daha bu sektörde ama dışarıdan bakan bir okur olarak yorum yapmak gerekirse, (“bekara hanımı boşamak kolaydır” diyecekler, desinler) çözüm basit olarak karşımızda duruyor. Başka sektörlerin yazarlarına haber yaptırmaktansa, gerekli ücretler sağlanıp, alanında uzman kişilere haber yaptırılması lazım. Ucuz yollu haber elde etmeye çalışırsanız, sonuç ancak bundan ibaret olur, komik duruma düşer, güvenirliliğinizi yitirirsiniz.

Teknoloji haberleriyle uğraşmanın verdiği zevki başka hiçbir yerde bulamıyorsursunuz ama bu işten zevk alan uzman kişilerin daha çok para kazanabileceği birçok yer olduğu için mecburen diğer alanlara kayıyorlar. Umarım durumun vahameti düzelir ve teknoloji haberciliği hakettiği seviyeye kavuşur.

Eurovision Song Contest 2010 Winner

Lena’ya buradan sevgilerimi yolluyorum. 🙂 Kendisi bence çok şirin, hatta en son kazandığı açıklandıktan sonra, spikerin sahne senin demesinin ardından, şimdi bir daha mı söylemek zorundayız diye verdiği tepki çok süperdi bence. 🙂

[jwplayer config=”Custom Player” mediaid=”502″]

maNga gereken desteği görseydi, en az Lena kadar başarılı olurdu diye düşünüyorum. Biz ülke olarak hep maNga’dan 1. çıkmaz diye baktık ama maNga gerekli cevabı verdi. Almanlar ise hep basınlarıyla Lena’nın arkasında olduklarını ve birinci olacaklarını insanlara empoze ettiler…

Tabi bir de Rus devlet televizyonunda dendiği gibi, insanlar paranın nereden geleceğini bildiği için dost görünmeyi tercih ettiler…

maNga seni de unutmadım. Çok çok tebrik ediyorum, hak ettiğin başarıyı elde ettin.

Benden Öte Benden Ziyade…

Barış Abi’nin öldüğü hala dün gibi aklımda… Hala onun şarkıları beni benden almaya yetiyor… Bazen bir anda aklıma gelirken, bazen ratgeleden gelen bir şarkı ile kapılıp gidiyorum… Ben de derin izler bırakan şarkılardan bir tanesi de işte bu şarkı…

Özellikle sözlerini tekrar tekrar okuyun, sonra bir daha dinleyin, benden öte benden ziyade…

[jwplayer config=”Custom Player” mediaid=”466″]

bu akşam yine garip bir hüzün çöktü üstüme
hücrem soğuk bir tek sen varsın düşlerimde
demir kapı yine kapandı ağır ağır üzerime
kelepçeler yine vuruldu kilit kilit yüreğime

derin derin soluyorum seni gecelerce
duvarlara kazıdım ismine her köşeye
dudakların şeker gibiydi baldan öte baldan ziyada
pembe pembe yanakların gülden öte gülden ziyade

sabret gönül sabret sakın isyan etme
bir gün elbet bitecek bu çile isyan etme
dört kitaptan başlayalım istersen gel söze
orda öyle bir isim var ki kuldan öte kuldan ziyade
onu düşün ona sığın o senden öte benden ziyade

bir sabah elbet güneş de doğacak penceremde
ama bil ki ateşin hala yanacak yüreğimde
gözyaşlarım akıp gidecek selden öte selden ziyade
bir canım var vereceğim baldan öte baldan ziyade

sabret gönül sabret sakın isyan etme
birgün elbet bitecek bu çile isyan etme
dört kitaptan başlayalım istersen gel söze
orda öyle bir isim var ki kuldan öte kuldan ziyade
onu düşün ona sığın o senden öte benden ziyade

bir sen var ki benim içimde benden öte benden ziyade
bir sen var ki senin içinde senden öte senden ziyade
bir sen var ki benim içimde benden öte benden ziyade
bir sen var ki senin içinde senden öte senden ziyade

Bir Tarihe Şahitlik Etmek…

Daha önceden yazmışmıydım hatırlamıyorum ama Linux ile tanışmam yıllar öncesinde Windows‘umun çökmesinin ardından şifreli kullanıcı hesabımın belgelerini kurtarma çabalarım sırasında gerçekleşmişti. Kurtarmanın başka yollarıda varmış tabi ama o zaman şimdiki gibi adsl bağlantıları olmadığı için çok fazla araştırma imkanım da olmuyordu. Çeşitli bilgisayar dergilerini düzenli olarak takip edip, CD’lerinde ne var ne yok inceleyerek birşeyler öğreniyorduk.

İşte o Windows‘un çöküşü sonrasında, babamın orada benim sınav sorularım, onlarım-bunlarım var geri getir onları nasıl bozduysan çığrınmaları arasında, bir derginin verdiği CD’den çalışan işletim sistemini deneyerek Linux ile tanıştım. O zamanlar çalışan CD’ler olarak Knoppix ve Turkix vardı. Hatırladığım kadarıyla işimi Turkix görmüştü ne de olsa Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktu. (Hoş hala yok sanırım.) Yıllar sonra Turkix‘in geliştiricisi olan Emre Sokullu ile tanışma fırsatıda buldum, benim için heyecanlı birkaç dakikaydı. Ne de olsa üzerinde projeler hazırladığımız, hakkında yazılar yazdığımız ve bilgisayarımızdaki tek işletim sistemi olan Linux’u onun dağıtımıyla tanımıştım.

Bir Tarihe Şahitlik Etmek… yazısına devam et