Etiket arşivi: Linux

Google Chrome ve GNOME-Keyring Anlaşmazlığı

Bu yıl aldığım birçok ders Windows üzerinde çalışan araçları kullanmamı gerektirdiği için Linux’uma daha az uğrar oldum. Vizeler ve ödevlerden nefes alma fırsatım olduğu bir aralıkta geri döndüğümde gelen güncellemeleride yaptıktan sonra birde ne göreyim benim Chromium kaydettiği şifrelerimi hatırlamaz olmuş. Yüzlerce sitenin şifresini ben nasıl aklımda tutayım? Çoğunu hatırlamıyorum bile, Google üzerinden senkronizasyon ile bu sorunu aşıyorum genellikle ama şifrelerim hatırlanmadığı zaman büyük bir sorun oluştu tabiki…

Nasıl üstesinden gelirim diye internette dolaşırken problemin gnome-keyring’le olan ilişkide çıkan sorunlardan kaynaklandığını öğrendim ve çözüm önerisi olarak Chromium’u tamamen kaldırıp tekrar kurmam ve parametre olarak “–password-store=basic” ile başlatırsam bilgisayarımda saklanan şifrelerimin artık şifrelenmeyeceğini ama erişlebilir olacağını öğrendim. Kişisel bilgisayarıma erişimin zaten birkaç kişi ile sınırlı kaldığınıda göz önünde bulundurarak bu yöntemi kullanmaya başladım.

Tekrardan şifrelerimin tarayıcım tarafından hatırlanması güzel bir duygu…

Ubuntu 11.04’te Yeni Flash Player 64Bit’i Nasıl Kurarız?

İçerdiği güvenlik açıklarından dolayı bir dönem Flash Player 64 bit sürümünün Linux için yayınlanmayacağı duyurulmuştu. Ancak dün itibariyle Adobe yeniden 64  bitlik Flash Player 11’i kullanıma sundu. Tabi bu sürümün depolarda yerini alması zaman alacağı için bende size SevenMachines’in PPA’sını kullanarak nasıl kurulum yapabileceğinizi anlatacağım. Terminali açarak aşağıda vereceğim kodları sırasıyla girerseniz sorunsuz olarak kurulumu gerçekleştirebilirsiniz.

$ sudo add-apt-repository ppa:sevenmachines/flash
$ sudo apt-get update
$ sudo mkdir /usr/lib/kde4/
$ sudo apt-get install flashplugin64-installer

Yazdığı komutların anlamını bilen arkadaşlar üçüncü satırdaki kodun ne alaka olduğunu düşünebilirler, eğer sisteminizde KDE ortamı kurulu değilse ve bu klasör yoksa kurulum tamamlanamıyor, sadece bu klasörü oluşturmanız kurulumun sorunsuz tamamlanması için yeterli oluyor.

Flash Player 11 64-Bit Ubuntu 11.04

Yeni Flash Player’ı deneyen arkadaşlardan tecrübelerini paylaşmalarını rica ediyorum…

Windows’tan Linux Dosyalarınıza Erişelim!

Linux’un dosya sistemi olan EXT tipi disk bölümünde barındırdığınız dosyalarınız erişim hepinizin bildiği üzere Windows üzerinden mümkün olmuyor. Çünkü Windows gerekli sürücüleri içinde barındırmıyor. Şimdiye kadar Ext2 IFS adlı yazılımla bu sorunumuzu aşmaya çalışıyorduk. Ancak programın Ext 4‘e tam destek vermemesi ve yeterince kararlı çalışmamasından dolayı kullanmaktan sıkıldığımız çok zaman oluyordu. Bu programın güzel yanı, Linux disklerini normal bölüm gibi bilgisayarınızın algılamasını sağlamasıydı.

Bugün internette Linux haberlerini tararken farklı bir uygulama ile karşılaştım ve Ext 4’e destek veren bir uygulamanın varlığını görünce sevindim. Hemen buradaki adresten indirerek denemeye başladım. Programın adı ext2explore. Diğer programdan farkı ise, bir tarayıcı gibi disklerinizi taradıktan sonra içeriklerini göstermesi. Eğer bu dosyaları Windows tarafında kullanmak isterseniz, Windows bölümlerinden birisinin içine program üzerinden kaydetmeniz gerekiyor.

Uygulama arşivinden çıkarıldıktan direk kullanıma hazır olarak geliyor yani bir kurulumu yok. Yalnız Vista ve 7 kullanıcıları sağ tıklayıp “Yönetici olarak çalıştır” yapmaları gerekiyor. Kötü günlerde imdadınıza yetişecek güzel bir uygulama olmuş, geliştiren arkadaşlara teşekkürler…

Ubuntu 11.04, Sadece Batarya ile Açılmama Problemi

Ne zaman bu Ubuntu‘nun problemlerinden bahsedecek olsam, başlık atmakta zorlanıyorum. Genelde kısa olarak ifade edilemeyecek saçma konular olduğunu düşünüyorum. Belki de benim yeteneksizliğimden kaynaklanıyordur. 🙂

Neyse efendim, konumuza gelirsek ben geçtiğimiz haftalarda Lenovo Y560 model bir laptop aldım ve ilk yaptığım işlerden birisi olarak Ubuntu’yu kurdum. Kurmuşken 11.04 olsun diyerek 64-bit en son sürümü kurdum. Herşey sorunsuz, çok güzel çalışıyordu. Taa ki ben laptop’u prize takılı değilken açmaya çalışana kadar… Sistem mor bir ekranda donup kalınca, acaba son çektiğim güncellemelerden mi kaynaklandı diye düşündüm biraz uğraştıktan sonra sistemin prize takılınca açıldığını fark ettim.

İnternette biraz gezince bunun bildirilmiş bir problem olduğunu gördüm ancak malesef bir sonraki kernel’a kadar bu sorunun bir çözümü yok gibi gözüküyor şimdilik. Sorundan Lenovo laptop’ların büyük çoğunlupğu etkilenirken, diğer markalardan da etkilenen birçok model mevcut, internetten gezinirken çeşitli marka ve modellerle şikayet edenlerle karşılaştım. Ayrıca sorun bildiğim kadarıyla 64 bitlik sürüme ait.

Çözüm aramaya devam ederken, tek yolun eski bir kernel kullanmaktan geçtiğini okudum ve sadece bataryada kullandığım sırada eski kernel ile açarsam sistemi bir yerimin eksilmeyeceğini düşünerek hemen eski kernelin kurulumu gerçekleştirdim.Sizlerde bu çözümü uygulamak isterseniz, eski kernellere buradan ulaşabilirsiniz. Ben v2.6.37.6-natty adlı kerneli kurdum. Kurulum için mimarinize uygun headers, headers_all ve image paketlerini çekmeniz gerekiyor. Örneğin 3.6.37-6, 64bit için için;

  • linux-headers-2.6.37-02063706-generic_2.6.37-02063706.201103281005_amd64.deb
  • linux-headers-2.6.37-02063706_2.6.37-02063706.201103281005_all.deb
  • linux-image-2.6.37-02063706-generic_2.6.37-02063706.201103281005_amd64.deb

dosyalarını çektim. Sonra terminalde bu dosyaların bulunduğu klasördeyken

sudo dpkg -i linux-*

yazarak 3 paketin birden kurulmasını sağladım. Bir sonraki sistem başlangıcımda Grub listesinde eski kernelim yerini almıştı. Böylece sistem prize takılı değilken bu kernel üzerinden sistemi başlatabiliyorum.

Yoğun bir final haftasının ilk saatlerinde yazı yazarak biraz rahatlamayı deneyeyim dedim ama pek başarılı olamadım sanırım, umarım başarılı bir final haftası geçiririm, herkese başarılar…

Güncelleme: Bugün (13 Temmuz 2011) itibariyle çıkan yeni kernel derlemesinde bu sorun çözülmüş. Ubuntu’ya sesimize kulak verdiği için teşekkür ediyorum…

Ubuntu’nun 10 Kötü Tarafı

Ubuntu‘yu sevmek için bir sürü madde sıralayabilirim, en başta Windows olmaması olabilir mesela. Daha da açarsak beleş olması, hızlı olması gibi sıralabilir yada sloganları gibi “Linux for human beings(İnsanlık için linux)” diyebilirim. Hep Linux‘un muhteşem birşey olduğundan bahsettik durdum, kardeşim bunun hiç mi kötü yanı yok diyen arkadaşlar için internette gezerken gördüğüm bir yazıyı kendimce fikirlerimi ekleyerek Türkçeleştirmeye karar verdim. Yazının orjinal şekline buradan ulaşabilirsiniz, bakalım başarabilecekmiyiz…

  1. Diskleri Bağlama: Benim için pek sorun oluşturmasa da, yazının sahibi bundan çok şikayet etmiş. Halbuki gerekli ayarlamalar yapıldığında bu disk bağlama mantığı Windows‘takinden çok farklı olmuyor. Ama sanırım arkadaş fstab ayarlarını yapmadığı için, NTFS biçimindeki bölümleri her açılışta bağlamak zorunda olduğundan yakınmış. Bu konuda herkes bilgi sahibi olmak zorunda olmadığından, bir yerde haklısınız…
  2. Root Olma Durumu: Sürekli bir şifre girme zorunluluğunuz var, evet hepimiz virüssüz ve ultra güvenlikli bu sistemi kullanmaktan çok mutluyuz, ama kendi dosyamızı silmek istediğimizde bile arkadaşım senin şifren nedir demesi bazen bezdirici olabiliyor.
  3. Terminal: Bilgisayarı yaşam tarzı olarak benimsemiş insanlar genelde terminal üzerinde çalışmaktan zevk duyarlar ama son kullanıcıya hitap edilecekse, bu terminal geyiği biraz eskide kalmadı mı? Eski DOS box misali sürekli terminale şunu gir, bunu gir de ne oluyor? Ömrümüz terminal komutlarını ezberlemekle mi geçecek?
  4. Kısıtlı Eklentiler: Ubuntu 10.10 ile bu sorun epey düzeltildi. Ama mp3 dinlemek ve dvd oynatmak için bile birşeyler yüklemek zorunda kalmak epey acı vericiydi.
  5. Koyu Renkler: Demiyoruz ki Windows’un gök maviliği ve çimen yeşillğine geçilsin, ama Ubuntu gerçekten çok karanlık renkleri kullanıyor. Bu gidişle tamamen siyah temayla gelecek önümüzdeki sürümler.
  6. Güncellemeler: Kotasız internet kullanıyorsanız ortada bir sorun yok. Ancak kotalı internet kullanıyor ve harcadığınız her byte için para ödüyorsanız gün aşırı çıkan 50MB’lık güncellemelere gerçekten ihtiyacımız var mı? Linux Kernel versiyonum 2.6.35’e güncellense bana ne kazandırır? Kendisi tam olarak 32MB boyutunda.
  7. Çevrebirimleri: Yazıcı, tarayıcı yada benzeri bir alet takınca kurulumu hep sıkıntı. Linuxçulara sorunca abi biz ne yapalım, donanım üreticileri sürücülerini yazmıyor cevabı. Her iki tarafta kendine göre haklı, eskisine nazaran bu problemde ortadan kalktı sayılır aslında. 🙂
  8. Yazılım: Tamam anladık tamamı bedava. Ama bunların çoğu uyduruk zaten abi, müzik oynatıcı 5 para etmez, adam akıllı bir video editör yok, bedava olsa ne çare?
  9. Web İçerik Filtreleme: Açık ve Özgür kavramlarının çok baskın geldiği bir yerde tabi böyle bir filtreleme bulmak epey zor oluyor. 🙂
  10. Ubuntu Küstahlığı: Evet bir de bu var, Linux kullananların dışındaki insanları birer ezik olarak görüyor bu Ubuntu’cular. Hatta diğer insanları ikiye ayırıyorlar Bill Amca’nın elini öpenler ve Steve’e para bayılanlar diye. Ancak şuda varki bu insanlar sadece kendi özgürlüklerine düşkünlüklerinden böyle düşünüyorlar.

Not: Yukarıda yazdığım maddeler kendi fikirlerim olmamakla beraber dışarıdan Linux’a bakan birisinin Ubuntu ve kullanıcıları hakkındaki genel görüşünü elimden geldiğince yansıtmaya çalıştım. Tarafsız olmayı başarabildiğime emin değilim… 🙂

Linux’ta RatioMaster

Öncelikle RatioMaster kurulumunu anlatıyor olmanın çeşitli şuçluluklarını hissettiğimi belirtmek isterim. İlk sebep elbetteki paylaşım üzerine kurulu, en azından verdiğin kadar alman gereken bir sistemi kandırarak vermeden almanın yolunu gösteriyor olmam. İkincisi ise Mono projesinin kullanılmasının şart olduğu bir yazılımın kurulumdan bahsediyor olmam. Mono projesini neden sevmediğimi öğrenmek isterseniz Google üzerinden küçük bir araştırmayla açık kaynak severlerin neden bu projeye iyi gözle bakmadıklarını araştırabilirsiniz.

Mono, Novell tarafından açık kaynak olarak geliştirilen ve Linux ortamında .NET projelerinin çalışmasını sağlayan bir yazılımdır.

RatioMaster‘a geri dönersek, programın amacı genel olarak indirdiğiniz dosyaları seed etmeden de seed etmiş gibi göstermenizi sağlıyor, tabi ki durumu abartıp çok yüksek hızlarda yükleme yapmış gibi gösterirseniz kendinizi site yöneticileri durumu anlayıp hesabınızı banlayabiliyorlar. .NET ile geliştirilmiş bir uygulama olduğu için de bir Linux kullanıcısının uygulamayı çalıştırması birazcık zahmetli. Öncelikle elbette Wine adlı uygulamaya ihtiyacımız var. Sonrasında da yine Wine‘ın sitesinden indirilebilen winetricks adlı betiğe ihtiyaç duyacağız. Ben anlatıma sisteminizde Wine kurulu olarak farz ederek başlayacağım. winetricks betiğini indirmeniz için konsola

wget http://www.kegel.com/wine/winetricks

yazmanız yeterli olacaktır. Sonrasında ise tekrar konsola

sh winetricks

yazarak betiği çalıştırabilirsiniz. Uygulama ile dotnet20 ve mono26 adlı uygulamalarını indirip kurmanız gerekiyor. Arada uyarı mesajları verebilir ancak siz aldırmadan kurulumu tamamlayın. Eğer başka bir .NET sürümünü daha çekerseniz örneğin dotnet30 gibi kurulumda alacağınız hatalardan kurulumu tamamlayamacak ve uygulamanızı başlatamayacaksınızdır.

Yukarıdaki kurulumlardan sonra buradan RatioMaster‘ı indirerek kullanmaya başlayabilirsiniz. Abartmamaya dikkat edin lütfen. 🙂

FedoraTR’den Küçük Bir Analytics…

Burak’la beraber geçen yıl 17 Eylül’de Linux’a bizden de küçük küçücük bir katkı olsun diye kollarımızı sıvayarak başladığımız FedoraTR projesi bugün 1. yaşını bitiriyor. Hızlı başlanan ama sonrasında yavaşlanan bir yıl geçirdik. Birkaç arkadaş dışında katkıda bulunan olmadı desek yalan olmaz ancak bu camiada işler böyle yürüdüğü için yakınmak hiç doğru olmaz. 🙂

Birinci yılın dolmuş olması sebebiyle az önce merakla Analytics’in Browser and OS sekmesini açtım, bakalım bizim linüksçü çocuklar hangi işletim sistemini ve tarayıcı kullanıyor diyerekten.  Birçok bakan %20’lik IE baskınlığını kötüye yorabilir belki ama ben Windows kullanan insanları bu alana olan ilgisi diye yorumluyorum. 🙂

Daha net bir şekilde kim hangi işletim sistemini kullanıyor sorusunun cevabı için aşağıdaki grafiği inceleyebilirsiniz, yüzdelik dilimde kendisine yer edinememiş olsada 1 kişide PlayStation 3 kullanarak sitemizi ziyaret etmiş. 🙂

Diğer bütün projelerimizede FedoraTR’ye başladığımız şevkle başlamak, ama hızımızın kesilmemesi dileğiyle…

Hangi İnsan Hangi Dağıtım?

Linux dağıtımlarını ve Windows kullan insanlar hakkında genel görüşlerini belirten bir karikatürist’ün gerçekten çok ilginç fikirlerini sizinle paylaşmak istedim. Genel anlamda gerçeklik payı var gibi geldi. 🙂 Karikatürün üstünü tıklayarak büyük haline ulaşabilirsiniz. Siz karikatüre geçmeden belirteyim, ben 4-5 aydır Arch Linux kullanıyorum. 🙂