Etiket arşivi: Pek

Doğru İYS’yi Seçme Sorunu! – 3

Genel Hatalar

Popüler Olan Doğru Olandır Yanılgısı

Birçok insan çok kullanılan sistemin kendisi içinde doğru olan olduğunu düşünerek, fazla karmaşık ve büyük bir sistemi kendi projesine oturtmaya çalışır. Halbuki daha az kullanılmasına rağmen, amacımıza daha uygun olan seçeneklere yönelmek hem işimizi kolaylaştıracaktır hem de maliyetlerimizi azaltacaktır. Bir kere kuralım hep işimizi görsün mantığı internet sektörü için pek geçerli değil, sürekli gelişen bir teknolojide geleceği öngörebilmek çokta mümkün değil.

Basit Olanı Seçmek

Siteyi genelde teknoloji ile haşır-neşir olan insanlar yaptığı için, genellikle kendilerine göre güzel olan ancak karmaşık olana yönelecektir. Yalnız unutmamak lazım ki siteyi sadece siz kullanmayacaksınız. Teknolojiyle arası çok iyi olmayan insanlarında kullanabileceği sistemleri tercih etmelisiniz.

Çok Seçenek Olmadığını Düşünmek

İnternet üzerinde 1000lerce İYS’ye ulaşmak mümkün, popüler olmak için para harcayan 3-5 sistem üzerine yoğunlaşıp, onlardan birisini kullanmak zorunda olduğunuzu düşünmeyin. İhtiyaçlarınızı net olarak belirledikten sonra pazardaki İYS’leri iyice araştırın.

Ubuntu’nun 10 Kötü Tarafı

Ubuntu‘yu sevmek için bir sürü madde sıralayabilirim, en başta Windows olmaması olabilir mesela. Daha da açarsak beleş olması, hızlı olması gibi sıralabilir yada sloganları gibi “Linux for human beings(İnsanlık için linux)” diyebilirim. Hep Linux‘un muhteşem birşey olduğundan bahsettik durdum, kardeşim bunun hiç mi kötü yanı yok diyen arkadaşlar için internette gezerken gördüğüm bir yazıyı kendimce fikirlerimi ekleyerek Türkçeleştirmeye karar verdim. Yazının orjinal şekline buradan ulaşabilirsiniz, bakalım başarabilecekmiyiz…

  1. Diskleri Bağlama: Benim için pek sorun oluşturmasa da, yazının sahibi bundan çok şikayet etmiş. Halbuki gerekli ayarlamalar yapıldığında bu disk bağlama mantığı Windows‘takinden çok farklı olmuyor. Ama sanırım arkadaş fstab ayarlarını yapmadığı için, NTFS biçimindeki bölümleri her açılışta bağlamak zorunda olduğundan yakınmış. Bu konuda herkes bilgi sahibi olmak zorunda olmadığından, bir yerde haklısınız…
  2. Root Olma Durumu: Sürekli bir şifre girme zorunluluğunuz var, evet hepimiz virüssüz ve ultra güvenlikli bu sistemi kullanmaktan çok mutluyuz, ama kendi dosyamızı silmek istediğimizde bile arkadaşım senin şifren nedir demesi bazen bezdirici olabiliyor.
  3. Terminal: Bilgisayarı yaşam tarzı olarak benimsemiş insanlar genelde terminal üzerinde çalışmaktan zevk duyarlar ama son kullanıcıya hitap edilecekse, bu terminal geyiği biraz eskide kalmadı mı? Eski DOS box misali sürekli terminale şunu gir, bunu gir de ne oluyor? Ömrümüz terminal komutlarını ezberlemekle mi geçecek?
  4. Kısıtlı Eklentiler: Ubuntu 10.10 ile bu sorun epey düzeltildi. Ama mp3 dinlemek ve dvd oynatmak için bile birşeyler yüklemek zorunda kalmak epey acı vericiydi.
  5. Koyu Renkler: Demiyoruz ki Windows’un gök maviliği ve çimen yeşillğine geçilsin, ama Ubuntu gerçekten çok karanlık renkleri kullanıyor. Bu gidişle tamamen siyah temayla gelecek önümüzdeki sürümler.
  6. Güncellemeler: Kotasız internet kullanıyorsanız ortada bir sorun yok. Ancak kotalı internet kullanıyor ve harcadığınız her byte için para ödüyorsanız gün aşırı çıkan 50MB’lık güncellemelere gerçekten ihtiyacımız var mı? Linux Kernel versiyonum 2.6.35’e güncellense bana ne kazandırır? Kendisi tam olarak 32MB boyutunda.
  7. Çevrebirimleri: Yazıcı, tarayıcı yada benzeri bir alet takınca kurulumu hep sıkıntı. Linuxçulara sorunca abi biz ne yapalım, donanım üreticileri sürücülerini yazmıyor cevabı. Her iki tarafta kendine göre haklı, eskisine nazaran bu problemde ortadan kalktı sayılır aslında. 🙂
  8. Yazılım: Tamam anladık tamamı bedava. Ama bunların çoğu uyduruk zaten abi, müzik oynatıcı 5 para etmez, adam akıllı bir video editör yok, bedava olsa ne çare?
  9. Web İçerik Filtreleme: Açık ve Özgür kavramlarının çok baskın geldiği bir yerde tabi böyle bir filtreleme bulmak epey zor oluyor. 🙂
  10. Ubuntu Küstahlığı: Evet bir de bu var, Linux kullananların dışındaki insanları birer ezik olarak görüyor bu Ubuntu’cular. Hatta diğer insanları ikiye ayırıyorlar Bill Amca’nın elini öpenler ve Steve’e para bayılanlar diye. Ancak şuda varki bu insanlar sadece kendi özgürlüklerine düşkünlüklerinden böyle düşünüyorlar.

Not: Yukarıda yazdığım maddeler kendi fikirlerim olmamakla beraber dışarıdan Linux’a bakan birisinin Ubuntu ve kullanıcıları hakkındaki genel görüşünü elimden geldiğince yansıtmaya çalıştım. Tarafsız olmayı başarabildiğime emin değilim… 🙂

Drupal Öğrenmek İster misiniz?

En güçlü içerik yönetim sistemi kuşkusuz ki Drupal ancak güçlü olduğu kadar öğrenilmesi zor bir sistem. Bir kere öğrenmeye başlamış ve birşeyler üretiyorsanız, öyle zevk alacaksınız ki başka bir içerik yönetim sistemi kullanmanıza gerek kalmayacak.

Ben ilk tanıştığım zamanlar da Türkçe kaynak pek bulunmuyordu, hala da pek bulunduğu söylenemez ancak internette Drupal üzerine araştırma yaparken öyle bir projeyle karşılaştım ki İngilizce sürümü olsa temel kaynak olarak gösterileceğini düşündürecek kara başarılı.

Bu sistemden para kazanan bir eğitmenin hazırladığı içeriğe blogundan ulaşabilirsiniz. İyi öğrenmeler…