Etiket arşivi: Zaman

Ebay Deneyimim – Sennheiser CX300-II Presicion

Ebay’dan alışveriş yapmak her zaman insanın kafasında soru işaretleri oluşturan bir konudur. Çünkü daha yurt içindeki sitelerden alışveriş yapmaktan korkarken bir de yurtdışından alışveriş fazlasıyla ürkütücü bir konudur. Uzun zamandır yurt dışında ucuz ama ülkemizde pahalı olan ürünlerden bir tane getirtmeyi deneyeyim neler oluyor bir bakalım istiyordum, beni tetikleyense teknoseyirdeki gümrük’e takılan mallar hakkındaki bir video oldu.

Video’da nelerin gümrüğe takıldığı, hangi yolla gönderilirse daha rahat alınabileceği gibi konular açık bir şekilde anlatıldığı için ben bunu denemeliyim sesi içimde artmaya başladı ve hemen ebay.com‘a girdim. Ürünlere bakarken uzun zamandır uygun fiyata bulsamda alsam diye düşündüğüm ve Türkiye’de en ucuz mağazada 150TL olan Sennheiser CX300-II Presicion’ı kaçırmamaya karar verdim. Hem ilki gelmese bile ikincisini sipariş ettiğimde hâla daha Türkiye fiyatını geçmeyi başarmıyordu…

Singapur’dan bir sağlayıcıya verdiğim sipariş şaşırtıcı derecede hızlı geldi, ayın 11’inde gönderilen ürün 17’sinde Aydın’daymış ki ben nerden baksan 1 ay sürer diye düşünüyordum. Ya şanslıydım yada bu yurtdışı alışveriş işi Türkiye’den alışveriş yapmaktan çok daha eğlenceli…

Biraz da üründen bahsetmek gerekirse, bir önceki kulaklığım yine Sennheiser’dı ancak modeli MX360 olan bir üründü. -Di’li geçmiş zaman kullandım hep ama onunla ilgili de hiç bir sorun bulunmuyor, hatta ondan çok memnun olduğum için bu üst modeli almaya karar verdim. Gelen üründe beni hiç yanıltmadı, kulaklık dendiğinde Sennheiser’dan başka marka alınmayacağını birkez daha göstermiş oldu. Eee ne demişler en iyi reklam, müşteri memnuniyetidir…

WordPress CPU Kullanımını Azaltmak

WordPress kullanan birçok insan CPU kullanım değerlerinin yüksek olmasından şikayetçidir. Elbette bunu düşürmenin birçok yolu bulunuyor ve genel bazı öneriler de bulunuyor. Bu genel önerileri sizlerle de paylaşayım ki VPS’inizi büyütmeden önce yada hostunuza şikayette bulunmadan önce bir bunları deneyin istedim.

  • WordPress’inizi her zaman en güncel sürümünde kullanın. Güncellemeler sadece hata düzeltmelerini değil, performans iyileştirmelerini de içeriyor. Güncellemeleri kaçırmamanızda fayda var.
  • Eklentilerinizi güncel tutun. Büyük ihtimalle birçoğu hata düzeltmelerini içeriyordur ancak bazıları hataları da içeriyor olabilir tabi ki. Bu sebeple güncellemeden önce diğer güncelleyenlerin yorumlarına bakmakta da fayda var.
  • Son olarak tema dosyalarınızıda mümkün olduğunca güncel tutun.
  • Bu kadar güncel kalın nasihatından sonra kurmuş olduğunuz eklentilere gerçekten ihtiyacınız olup-olmadığına karar verin. İşlemciyi en çok kullanan öge veritabanı sorgularımız ve her eklenti sayfa oluşumundaki sorgu sayısını arttırıyor diyebilirz.
  • Sadece ihtiyacınız olan eklentileri aktif tutun.
  • WP-SuperCache eklentisini hâlâ kurmamışsanız, ilk işlerinizden birisi olmalı.
  • Kullandığınız bileşen sayısını olabildiğince azaltın.
  • En son olarakta veritabanı sorgularınızı minimum’a indirin. Temanızdaki blog adı gibi sürekli sorgulan değerleri kodun içine girerseniz, her seferinde veritabanından çekmekten kurtulursunuz. Bu şekilde sorguları yarıya yakın azaltabilirsiniz.

Genel ama faydalı olduğunu düşündüğüm bu öneriler umarım işinize yarar…

Ubuntu 11.04, Sadece Batarya ile Açılmama Problemi

Ne zaman bu Ubuntu‘nun problemlerinden bahsedecek olsam, başlık atmakta zorlanıyorum. Genelde kısa olarak ifade edilemeyecek saçma konular olduğunu düşünüyorum. Belki de benim yeteneksizliğimden kaynaklanıyordur. 🙂

Neyse efendim, konumuza gelirsek ben geçtiğimiz haftalarda Lenovo Y560 model bir laptop aldım ve ilk yaptığım işlerden birisi olarak Ubuntu’yu kurdum. Kurmuşken 11.04 olsun diyerek 64-bit en son sürümü kurdum. Herşey sorunsuz, çok güzel çalışıyordu. Taa ki ben laptop’u prize takılı değilken açmaya çalışana kadar… Sistem mor bir ekranda donup kalınca, acaba son çektiğim güncellemelerden mi kaynaklandı diye düşündüm biraz uğraştıktan sonra sistemin prize takılınca açıldığını fark ettim.

İnternette biraz gezince bunun bildirilmiş bir problem olduğunu gördüm ancak malesef bir sonraki kernel’a kadar bu sorunun bir çözümü yok gibi gözüküyor şimdilik. Sorundan Lenovo laptop’ların büyük çoğunlupğu etkilenirken, diğer markalardan da etkilenen birçok model mevcut, internetten gezinirken çeşitli marka ve modellerle şikayet edenlerle karşılaştım. Ayrıca sorun bildiğim kadarıyla 64 bitlik sürüme ait.

Çözüm aramaya devam ederken, tek yolun eski bir kernel kullanmaktan geçtiğini okudum ve sadece bataryada kullandığım sırada eski kernel ile açarsam sistemi bir yerimin eksilmeyeceğini düşünerek hemen eski kernelin kurulumu gerçekleştirdim.Sizlerde bu çözümü uygulamak isterseniz, eski kernellere buradan ulaşabilirsiniz. Ben v2.6.37.6-natty adlı kerneli kurdum. Kurulum için mimarinize uygun headers, headers_all ve image paketlerini çekmeniz gerekiyor. Örneğin 3.6.37-6, 64bit için için;

  • linux-headers-2.6.37-02063706-generic_2.6.37-02063706.201103281005_amd64.deb
  • linux-headers-2.6.37-02063706_2.6.37-02063706.201103281005_all.deb
  • linux-image-2.6.37-02063706-generic_2.6.37-02063706.201103281005_amd64.deb

dosyalarını çektim. Sonra terminalde bu dosyaların bulunduğu klasördeyken

sudo dpkg -i linux-*

yazarak 3 paketin birden kurulmasını sağladım. Bir sonraki sistem başlangıcımda Grub listesinde eski kernelim yerini almıştı. Böylece sistem prize takılı değilken bu kernel üzerinden sistemi başlatabiliyorum.

Yoğun bir final haftasının ilk saatlerinde yazı yazarak biraz rahatlamayı deneyeyim dedim ama pek başarılı olamadım sanırım, umarım başarılı bir final haftası geçiririm, herkese başarılar…

Güncelleme: Bugün (13 Temmuz 2011) itibariyle çıkan yeni kernel derlemesinde bu sorun çözülmüş. Ubuntu’ya sesimize kulak verdiği için teşekkür ediyorum…

Doğru İYS’yi Seçme Sorunu! – 2

Gerçekten Bir İYS’ye İhtiyacınız Var mı?

Aslında bu tip yazıları resim olarak paylaşmayı sevmiyorum indekslenmediği için ama daha görsel sunulamazdı heralde. 🙂

Neden İYS Kullanmalıyız?

Genel olarak bakıldığında İYS’ler içerikleri oluşturmayı ve düzenlemeyi basitleştirirler. Geliştiriciler genelde ana amacın bu olduğunu unuturlar. Kendilerini ve müşterilerini daha fazla özellik aramaya iterler. Ancak içerik sadece yazı demek değildir. Kimi zaman bir üyelik sistemi kimi zaman bir iletişim formu olabilir. Önemli olan sağlanan içeriğin kullanım kolaylığıdır.

Ne Yapmalıyız?

Hangi sistemi kullanacağınıza karar vermek tam bir karmaşa olabilir. Ama sitenizin amacının tam olarak neler içerdiğinden eminseniz, aşağıdaki soruları yanıtlayarak hızlı bir seçime gidebilirsiniz.

  • Organizasyonun büyüklüğü nedir?
  • Bütçeniz ne kadar?
  • Sitenizi kaç kişi kullanacak?
  • Aradığınız İYS’nin esnekliği ne kadar önemlidir?
  • İYS hakkında bolca yardım kaynağı var mı?

İşe başlamadan önce bu maddeleri gözününde bulundurursanız, doğru sistemi seçmekte çok zorlanmazsınız.

Devamı gelecek…

Gençlerle Bir Gün :)

Geçtiğimiz salı günü Tolgahan’la devre analizi dersinin labaratuvarından çıktıktan sonra odaya doğru giderken, İzmir’e gidipte film mi izlesek diyaloğunun üzerine gelişen olaylarla beraber Balçova – Kipa’da yaklaşık 6 saat geçirdik. NewYork’ta Beş Minare mi Harry Potter ve Ölüm Yadigarları mı derken Harry’ci gençlerin çoğunlukta olmasıyla Harry’e gittik.

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları

Ancak bileti aldığımız zaman daha filme 2 saat vardı.(İnanmayanlar yukarıdaki biletten bakabilirler, tam 2 saat var. 🙂 ) Önce bir Burger King’e uğradıktan sonra Kipa’nın içinde gezinmeye başladık. Balık reyonunda çeşitli balıkları inceledikten sonra 😀 elbise bölümüne gittik ve çeşitli kıyafetleri denedik. Bu sırada montları deneyen amcayla beraber fotoğraf çekilme fırsatını da kaçırmadık. 🙂

En sağdaki Kipa'da Farklı Montlar Deneyen Amcamız

Ve fantastik dörtlü’den son fotoğraf, resim için Göksel’e teşekkürler. 🙂

Fantastik Dörtlü 😀 - (Tolgahan - Ömer - Murat - Onur)

Güzel bir gündü gençler, hepinize teşekkürler…

Türkiye’de 3G Ne Durumda?

Elinde 3G modemi olan bir arkadaşımın ricası üzerine Türkiye’de hangi operatör, hangi fiyata 3G paketi sunuyor sorusunun cevabını araştırdım. Geçen yıl almış olduğum 18 ay taahhütlü Vodafone 5GB paketinden sonra işlerin bir miktar değiştiğini ve fiyatların nispeten artmış olduğu dikkatimi çekti. Elime kağıt-kalemi olarak fiyatlara diar bir tablo oluşturdum ve elinde modeminle ön ödemeli hat kullanacaksan Vodafone’nun bu seçenekler arasında yer alamayacağını görerek büyük bir hayal kırıklığı yaşadım.

Turkcell sunduğu hizmetin kalitesi ve 30 Kasım’a kadar sürecek kampanyasıyla şimdilik ilk tercih olarak duruyor ve 4GB’lık paketini sadece 29 TL’den kullanıma sunuyor. 30 Kasım’dan sonra ise fiyatı 49 TL’ye çıkaracağını belirterek kullanıcıların ağzına bi parmak bal çalmakla yetiniyor.

Avea’da işler her zaman ki gibi biraz daha ekonomik ama sunulan hizmetin kaliteside fiyatına oranla nispeten biraz daha düşük. Yine de mobil internete olan beklentilerimizi karşılayabilecek bir kaliteye sahip. Şimdilik fiyatları aylık 1GB’lık pakette 29TL, 4GB’lık pakette 39TL ve 6GB’lık pakette 55TL olarak belirlenmiş.

Son olarak kendi kullandığım Vodafone’a gelecek olursak, işler ben abone olduğum zamandan beri epey değişmiş. 18 aylık sözleşmem olduğu için her ay 5GB’lık paketi 45TL’ye temin ediyorum ve bu fiyat sundukları modemle birlikte bence uygun bir performans sunuyor. Ama şimdi elimizde modem olduğu için ve Vodafone’un fiyat politikasında insanları Faturalı ve Faturasız diye ayırarak farklı farklı ücretlendirmelerinden dolayı pek uygun birşey bulamadım. Faturasız kullanıcılara 1GB’lık paketi tam 45TL’ye sunarak rekor bir kazık oluşturuyor. Faturalı kullanıcılara ise aynı fiyata  4GB’lık paket sunmasına rağmen pek uygun bir fiyat oluşturduğu söylenemez. Diğer 2 operatöre oranla ortalama bir fiyat sunmalarına rağmen faturalı hattı şart koşmuş olmalarının işleri karıştırdığını düşünüyorum.

Sinyal kalitelerini kıyaslamak gerekirse genel olarak konuşmam yanlış olacaktır ancak geçtiğimiz yıl İYTE dağlarında Turkcell 3G’yi bırakın Edge dahi çekmiyorken, diğer operatörler başarılı bir performans sunuyor. Almadan önce operatörü kullanan arkadaşlarınıza sinyal kalitesini sorarak ayrıntılı bilgi almanızı tavsiye ederim.

Bir Tarihe Şahitlik Etmek…

Daha önceden yazmışmıydım hatırlamıyorum ama Linux ile tanışmam yıllar öncesinde Windows‘umun çökmesinin ardından şifreli kullanıcı hesabımın belgelerini kurtarma çabalarım sırasında gerçekleşmişti. Kurtarmanın başka yollarıda varmış tabi ama o zaman şimdiki gibi adsl bağlantıları olmadığı için çok fazla araştırma imkanım da olmuyordu. Çeşitli bilgisayar dergilerini düzenli olarak takip edip, CD’lerinde ne var ne yok inceleyerek birşeyler öğreniyorduk.

İşte o Windows‘un çöküşü sonrasında, babamın orada benim sınav sorularım, onlarım-bunlarım var geri getir onları nasıl bozduysan çığrınmaları arasında, bir derginin verdiği CD’den çalışan işletim sistemini deneyerek Linux ile tanıştım. O zamanlar çalışan CD’ler olarak Knoppix ve Turkix vardı. Hatırladığım kadarıyla işimi Turkix görmüştü ne de olsa Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktu. (Hoş hala yok sanırım.) Yıllar sonra Turkix‘in geliştiricisi olan Emre Sokullu ile tanışma fırsatıda buldum, benim için heyecanlı birkaç dakikaydı. Ne de olsa üzerinde projeler hazırladığımız, hakkında yazılar yazdığımız ve bilgisayarımızdaki tek işletim sistemi olan Linux’u onun dağıtımıyla tanımıştım.

Bir Tarihe Şahitlik Etmek… yazısına devam et

SDN’de Editör Oldum.

Yaklaşık 2 ay boyunca çeşitli şekiller de haberlerimin yayınlandığı ShiftDelete.Net’te bugün itibariyle Editör oldum. Artık kendi haberlerimi siteye kendim ekleyebiliyorum. 🙂

İşte o 2 haberin adresi;

Şu an itibariyle 2. haberimi de girdim, açık kaynak üzerine teknoloji haberlerimi genelde oradan yayınlayacağım, ancak burayı da boş bırakmamayı düşünmüyorum.

Orada yazdığımız kalitede, ancak farklı haberleri de vakit buldukça buradan yazmaya devam edeceğim.

Ne olduğumuzdan çok ne olacağımız önemli, bakalım hayat önümüze neler çıkaracak.